Zıt

Saçlarımı kazıdım ve duşa girdim. Omuriliğimden gelen titremeler, vantilatöre sıkılmış parfüm tüm eve yayılmıştı, ağırlaşmıştım. Televizyonun geldiği yıllara ait, çocuk olmanın şaşkınlığıyla uyanmıştım bugün. Ben sürreal severdim ama kaderim gayet gerçekçi sınırlarda. Duştan sonra kurulanıp Ulye’ye yaklaştım, “Tanrıya hiç inanır mısın?” “Tanrı mı? Ara sıra aklıma geliyor.” Sağındaki koltuğa oturdum ve çok sigara içmekten artık […]